KAS
15

Ahlaki Zaaf (Moral Hazard)

 

Yangın söndürme aleti var nasıl olsa deyip benzin istasyonunda mangal partisi verilir mi?  Canım şehir içinde nasıl olsa birşey olmaz diye emniyet kemeri takmayanlardan mısınız?  Ben usta şoförüm telefonla konuşup  sigara içerken otomobil kullanabilirim der misiniz?  Nasıl olsa sigortalı diyerek otomobilinizin, evinizin anahtarını ortalıkta bırakır mısınız?

Devlet bankalardaki hesapları garanti ediyor diyerek olası riskleri hesaplamadan kredi açar mısınız?  Aynı zihniyetle tasarruflarınızı rakiplerinden yüksek faiz öneren bankalara yatırır mısınız?  Nasıl olsa çaresi bulunur diyerek kredi kartınızı sınır gözetmeksizin kullanır mısınız, kredi kartları üzerinden yaratılan taksitlendirme sizde tereddüt,  kaygı yaratmaz mı?

Ailenin sonsuz gayr-ı menkulü var, iş tutmazsa nasıl olsa bir tarla satar borçları öderiz düşüncesiyle risklerine, getirilerine bakmadan yatırım yapar mısınız?  Kurumsallaşmayı bırakın, aile reisini   şirketin başında muhafaza edelim, işler ters giderse kurduğu teşebbüsün batmasına izin vermez diye düşünür müsünüz?

Bu konu sigortacılık sektöründe her zaman önemli sorun olarak yerini korudu.  Hekimler, hastaneler nasıl olsa  sağlık sigortası var diyerek hastalara pahalı tedavi yöntemlerini uygulamaktan kaçınmadılar.  Sağlık sigortasının devlet tarafından sağlandığı ülkelerde bu daha da yaygın olarak kullanıldı.

Geçen 10  yıl içinde ahlaki zaaf sorunu finans sektöründe sıkça karşımıza çıktı.  Bankalar kendilerine emanet edilen fonları vade uyumsuzluğuna dikkat etmeden uzun vadeli kredi olarak kullandılar. 

ABD’de  ipotek kredilerinden kaynaklanan finans sektörü krizinin esas nedeni, gayr-ı menkul alımlarının finansmanında doğan ahlaki zaaf sorunu oldu.  Bir yandan ipotek karşılığı kredinin kolay olması, öte yandan gayr-ı menkul fiyatlarının yükselmesi, birbirini körükleyen bir süreç olarak krizi tetiklediler.

Ahlaki zaaf riski alanla, riskin gerçekleşmesi halinde doğan hazarı tazmin edecek olan özel veya tüzel kişinin birbirinden farklı olmasından kaynaklanıyor.  Yoksa hiç kimse sonunda kendisinin zarar göreceği bir eyleme kalkışmaz.

Finans sektöründe olsun, sigortacılıkta veya şirket yönetiminde olsun, taraflar sahip oldukları bilgiyi birbirine olduğundan farklı aktardığında, karşı tarafın değerlendirmesini etkilerler.  Korunan  taraf   karşı karşıya bulunduğu riskleri kendisine koruyana, sigorta şirketine, karşı tam olarak açıklamazsa ahlaki zaaf doğar.